Summary


Daniel Defoe’nun Moll Flanders Adlı Romanında Kadın Kavramı: Varoluşçu Feminist Yaklaşım
Feminizm edebiyatta bek çok yönden tanımlanmıştır. Aydın bir hareket olarak edebiyat tarihinde sosyal, ekonomik ve siyasi çağrışımlara sahiptir. Bu anlamdasosyal hareketler silsilesi olarak feminizm ortak bir amaç paylaşmaya çalışır. Doğal olarak feminist anlayışın temel hedefi cinsiyetlerin kişisel, siyasi, ekonomik ve sosyal eşitliğini açıklamak, oluşturmak ve kazanmaktır. Bell Hokks’a göre Britanya toplumunda kadın bağının geçen yıllar boyunca olanaksız olduğu yerde erkek bağının ataerkil kültür tarafından kabul edilip onaylandığı bir gerçektir. Bu bağlam içerisinde on sekizinci yüzyıl İngiliz romancısı olan Daniel Defoe ünlü romanı Moll Flanders’da böylesi bir erkek dünyasını ve ataerkilliğin kusurlarını betimler. Bu çalışmada cinsiyetler arasındaki adaletsizlikler, kadınların ötekiliği ve ataerkil düzenin yıkıcı etkileri Simon de Beauvoir’in varoluşçu felsefesi ışığında on sekizinci yüzyıl İngiliz toplumundaki kadınların feminist tutumunu göstermek için çözümlenmiştir.

Keywords
Ataerkil, Simon de Beauvoir, feminist, öteki, Moll Flanders.