Arketipsel Eleştiri Bağlamında Puslu Kıtalar Atlası
(Puslu Kıtalar Atlası In The Context Of Archetypal Criticism )

Yazar : Mustafa Uğurlu    
Türü :
Baskı Yılı : 2021
Sayı : 25
Sayfa : 217-235


Özet
Dünya hayatı, insan için ömür boyu devam eden bir kendini tanıma sürecidir. Bu süreç tarih boyunca yolculuk metaforu ile ilişkilendirilmiştir. Fiziksel ve ruhsal yolculuk olmak üzere iki şekilde gerçekleşen bu eylem aslında insanın büyüme, gelişme ve olgunlaşma serüvenidir. İnsanın eksiklerini tamamlamasını, çatışmalarını çözümlemesini ve kendini tanımasını sağlayan bu serüvende arketiplerin önemli bir yeri vardır. “Ana örnek, ilk model” anlamına gelen arketipler, bireyin çoğu zaman farkında olmadığı halde zihninde daima yer tutan ve ortak bilinçdışının bir parçası olan sembollerdir. Terim olarak ilk defa C.G. Jung tarafından kullanılan arketiplerin kavram olarak geçmişi antik çağa, Platon’un “idea”larına kadar uzanır. Rüyalarda, dinî törenlerde ve sanat eserlerinde ortaya çıkan arketipler, bireyin ortak bilinçdışı ile ilişkisini gerçekleştiren kalıtsal imgelerdir. Yaşam yolculuğunda karşılaşılan bu imgeler sayesinde iç huzuru yakalayıp olgunlaşan insan, nihai hedefi olan bütünlüğe/kendiliğe ulaşır. İnsanın içinde doğduğu kültürün kökleri ile bağ kurmasını sağlayan ilk imgeler, geçmişte mit, efsane, masal, destan ve halk hikâyelerine yansıtılarak nesilden nesile aktarılırken bugün de roman türünde tezahür eder. Ortak bilinçdışının kalıtsal sembollerini eserlerine yansıtan yazarlardan biri de İhsan Oktay Anar’dır. Puslu Kıtalar Atlası adlı romanında, kahramanın aşama arketipi olarak da adlandırılan içsel yolculuk ile kendilik arayışı anlatılır. İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinden beri birçok insanın yaşadığı bu yolculuğun ilk belirtileri buluğ ya da erginlenme törenlerinde görülür. Yolculuk genellikle “yola çıkış-erginlenme-dönüş” şeklinde formüle edilen kahraman mitosunun görüntüsü şeklinde karşımıza çıkar. Bu bildiride arketipsel eleştiri yöntemiyle aşama arketipinin kökeni, yolculuğun safhaları ve sonunda kahramanın yaşadığı dönüşüm gösterilecektir. Ayrıca arketipler aracılığıyla insanın kendini tamamlaması ya da şahsiyetini yeniden inşa etmesinde romanın/edebî eserlerin önemi vurgulanacaktır.

Anahtar Kelimeler
Arketip, Jung, Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar, roman.

Abstract
The life of the World is a lifelong self-knowledge process for human beings. This process has been associated with the journey metaphor throughout history. This action, which takes place in two ways namely physical and spiritual journey, is actually a human’s adventure of growth, development and naturation. Archetypes have an important place in this adventure that enables people to complete their deficiencies, resolve their conflicts and recognize themselves. The archetypes, which mean “the main example, the first model”, are symbols that always occupya a place in the mind of the individual, even though they are often unaware, end are a part of the common unconscious. Archetypes, first used as a term by C.G.Jung date back to antiquity, to Plato’s “ideas”. Archetypes, that emerge in dreams, religious ceramonies and works of art are inherited images that realize the individual’s relationship with the common unconscious. Thanks to these images encountered in the journey of life, the human being attains inner peace and matures, reaches the ultimate goal of wholeness/self. The first images that enable people to connect with the roots of the culture in which they were born are transferred from generation to generation by reflecting them on myths, legends, fairy tales, epics and folk tales in the past, and today manifest in the genre of novels. İhsan Oktay Anar is one of the authors who reflect the hereditary symbols of the common unconscious in his works. In the novel named Puslu Kıtalar Atlası, the hero’s inner journey which is also known as the stage archetype, and the search for self are told. The first signs of this journey, which has been experienced by almost every human being since the first period of human history are seen in puberty or adulthood ceremonies. The journey usually appears in the form of the myth of the hero, formulated as “departure-adult-return”. In this paper, the origin of the stage archetype, the stages of the journey and the transformation that the protagonist goes through at the end will be shown with the method of archetypal criticism. In addition, the importance of novels/literary works will be emphasized in the way people complete themselves or rebuild their personality through archetypes.

Keywords
Archetype, Jung, Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar, novel.